Page 328 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 328
2 / BAKARA SÛRESİ · 213 – 214
onların, hakkında ayrılığa düştükleri gerçeği müminlere gösterdi. Allah
dilediğini doğru yola iletir. 214. Yoksa sizden öncekilerin çektikleriyle
karşılaşmadan cennete girebileceğinizi mi sandınız? Onlar öylesine
yoksulluk ve sıkıntı çekmişler, öyle sarsılmışlardı ki peygamber ve ya-
nındakiler, “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” diye niyaz ettiler.
Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır.
Tefsiri
213. Ümmet “bir din üzerinde birleşen topluluk” demektir (Taberî, II,
335; ayrıca bk. Bakara 2/134). Âyetteki ümmet kelimesinin aralarında
ortak inanç ve değerlerin bulunduğu, birlik ve beraberlik içinde yaşa-
yan bireylerden oluşan topluluğu ifade ettiği anlaşılmaktadır. Burada iki
konu kapalı bulunmaktadır: a) Bu ilk ümmetle hangi dönemdeki hangi
topluluk kastedilmiştir? b) Bu ilk topluluğun ortak inanç ve yaşayışları
hak mı yoksa bâtıl mı idi? Bazı müfessirler âyetin lafzından yola çıka-
rak ilk insan topluluğunun hak üzerinde değil, bâtıl üzerinde olduğunu
ileri sürmüşlerse de, tefsirlerde bu ilk topluluğun hak üzerinde olduğu
görüşü ağırlık kazanmıştır. Bu çerçevede yukarıdaki sorularla ilgili ola-
rak ileri sürülen görüşlerin başlıcaları şöyledir: 1. Bu ümmet Hz. Âdem’le
Hz. Nûh arasında yaşamış olan on nesildir. Bunların inanç ve yaşayışları
düzgündü; sonradan sapmalar ve farklı inançlar ortaya çıkınca Allah pey-
gamberler gönderdi. 2. İnsanlardan maksat Hz. Âdem ve onun çocukla-
rı, ümmetten maksat da onların inandığı hak dindir. Âdem aleyhisselâm
doğru din üzerindeydi. Sonradan nesillerinde çekişmeler, kıskançlık ve
sapmalar baş gösterince Allah Teâlâ peygamberler gönderdi. 3. Âyette
somut bir insan topluluğundan değil insanların fıtratlarında, yaratı-
lışlarının özünde bulunan hak dine, doğru inanç ve yaşayışa yatkınlık-
tan bahsedilmektedir. Buna göre insanlar yaratılıştan iyidirler; bir tek
ümmet oluşturacak fıtrat ve tabiata sahiptirler. Sapmalar ise dış sebep-
lerin etkisiyle sonradan ortaya çıkmakta olup bu sapmaları önlemek veya
düzeltmek için peygamberler gönderilmiştir. Nitekim “Her doğan fıtrat
üzere doğar; daha sonra ana babası onu yahudi, hıristiyan veya mecûsî
yapar” (Buhârî, “Cenâiz”, 80, 93; Müslim, “Kader”, 22-25) anlamındaki
hadiste de bu gerçek ifade edilmiştir (Taberî, II, 334-337; İbn Atıyye, I,
330

