Page 641 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 641

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 98 – 103



           vâ sahiplerinin dostudur (Câsiye 45/19); Allah onları sever (Âl-i İmrân
           3/76); onlarla beraberdir (Bakara 2/194); onlar için güzel bir gelecek var-
           dır (Sâd 38/49); âhiret yurdu onlar için hazırlanmıştır (Zuhruf 43/35);
           onlar güvenli bir makamda bulunmaktadırlar (Duhân 44/51); cennetler
           ve her türlü nimet onlar içindir (Ra‘d 13/35; Nebe’ 78/31-36; takvâ hak-
           kında bilgi için ayrıca bk. Bakara 2/197; A‘râf, 7/26).

           103. Müfessirlere göre “Allah’ın ipi”nden maksat, Kur’an ve İslâm’dır.
           “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışmak”, hep birlikte İslâm dinine
           inanmayı, onu kabul etmeyi ve gereklerini yerine getirmeyi ifade eder.
           Hz. Peygamber Kur’an’ı, “Allah’ın gökyüzünden yeryüzüne sarkıtılmış
           ipidir” diye tarif etmiştir (Müsned, III, 14, 17; İbn Kesîr, II, 73). Allah’a
           karşı gereği gibi saygılı olmak ve müslüman olarak ölebilmek için Allah’ın
           ipine toptan yapışarak tevhid inancında birleşmek, ayrılıktan uzak dur-
           mak ve hayatın sonuna kadar imanı korumak gerekir. İslâm dini inanç-
           ta ve amelde birliğe büyük önem verir. Bunun içindir ki inanç alanında
           Allah’ın birliği ilkesini getirdiği gibi, ibadet alanında da hac ve namaz
           gibi insanları bir araya toplayarak müslümanların birliğini sağlayacak
           prensipler koymuş, amelî tedbirler almıştır. Fert olarak veya bölünmüş
           gruplar halinde yaşayanların dinlerini ve milliyetlerini korumaları kolay
           değildir. Bunların sosyal, maddî ve mânevî baskılar karşısında dayanma
           güçleri az olduğundan daima din ve milliyetlerini kaybetme tehlikesiyle
           karşı karşıya bulunurlar. Bu tür baskılar peygamberleri bile zor durum-
           larda bırakmış, bu sebeple Allah’tan ve insanlardan yardım istemeye
           mecbur kalmışlardır (bk. Bakara 2/214; Âl-i İmrân 3/52).
             Kur’an insanlar arasında düşünce ayrılıklarının bulunmasını, insanın
           yaratılış hikmetine ve özelliklerine bağlar (Hûd 11/118). İyi niyete dayalı
           olması ve mâkul çizgide kalması halinde bu ayrılıkların insanlar arasında
           rekabete, dolayısıyla toplumların ilerlemesine ve kalkınmasına yardımcı
           olacağı da açıktır. Ancak İslâm, düşünce ayrılığının düşmanlığa dönüş-
           mesini, insanları çekişen ve vuruşan kamplara ayırmasını müsamaha ile
           karşılamaz. Nitekim bu âyet-i kerîmede müslümanların birliği Allah’ın
           bir nimeti olarak değerlendirilirken, toplumsal barışı tehdit eden –ve
           İslâm’dan önce örnekleri çokça görülen– çekişme hallerini her an içe-



                                                                                   643
   636   637   638   639   640   641   642   643   644   645   646