Page 581 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 581
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 52 – 54
rak hıristiyanlarca havâri diye anılan bu kimselerin, havâri olmak şöyle
dursun mümin bile olmadıklarını, aksine yalancı olduklarını, çünkü Hz.
Îsâ’ya tanrılık yakıştırdıklarını belirtir (el-Fasl, II, 26, 38-39; ayrıca bk.
Osman Cilâcı, DİA, “Havâri”, XVI, 516).
54. “Tuzak” diye çevirdiğimiz mekr kelimesi sözlükte “bozgunculuk için
gizli gizli çaba harcamak, plan yapmak, tuzak kurmak, tedbir almak, bir
işi dört başı mâmur yapmak” gibi anlamlara gelir. “Tuzak kurdular”
cümlesiyle, Hz. Îsâ’yı öldürmek isteyenlerin hazırladıkları planlara işa-
ret edildiği genellikle kabul edilir. Râzî burada Allah’ın dinini gizleme ve
yok etme amacıyla kurulan tuzakların kastedilmiş olabileceğini de belir-
tir (Râzî, VIII, 66).
Din düşmanlarının kurdukları tuzakların karşılıksız kalmayacağını
vurgulamak üzere ve “mekera” fiilinin hainleri nereden geldiğini anlaya-
mayacakları biçimde cezalandırma mânasını da içermesine binaen yüce
Allah’ın onların planlarını boşa çıkaran tedbirleri için de bu fiil kulla-
nılmıştır. Bu tür karşılık vermeye Arap edebiyatında “müşâkele” denir.
Başka bir âyette (A‘râf 7/99), kurulan bu tuzağa karşılık olmaksızın da
mekr kelimesi yüce Allah’a izâfe edilmiş ve O’nun azabına karşı güven
duygusu içinde olmanın ne kadar yanlış olduğu belirtilmiştir. Bununla
birlikte bazı bilginler bunu da “takdîrî müşâkele” olarak adlandırmışlar-
dır. Mekr kelimesi, Kur’an’da kötü sıfatıyla birlikte de kullanıldığından
(Fâtır 35/43) ve sözlükte “tedbir alma ve bir işi sağlam yapma” anlamları
da taşıdığından “Allah en iyi tuzak bozucudur” diye çevirdiğimiz cümle
şöyle de açıklanır: Cenâb-ı Allah’ın mekri kullarınkine benzemez; hay-
ra ve adalete yöneliktir, mahiyetine tam olarak nüfuz edilemez, önüne
geçilemez. Öte yandan İslâm inançlarıyla ilgili eserlerde, Allah Teâlâ’nın
inkârcı ve günahkâr kişilere, kendi kendilerini aldatan ve girdikleri hüs-
ran bataklığında daha çok batmalarına yol açan nimet ve imkânlar verme-
si anlamına gelen “istidrâc” kavramıyla mekr arasında –ikisinin de görü-
nüşte cazip fakat gerçekte kötü sonuçlar içermesi açısından– benzerlik
kurulur (İbn Âşûr, III, 256-257; Reşîd Rızâ, III, 315-316).
583

