Page 418 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 418

2 / BAKARA SÛRESİ · 261 – 274



                 anlayışa göre herkes öncelikle emek sarfederek ihtiyacını karşılamaya
                 teşebbüs edecektir. “Kişi, elinin emeği ile elde ettiğinden daha hayırlı-
                 sını yememiştir” (Buhârî, “Büyû‘“; 15, Müsned, II, 334). Ancak bir özür
                 sebebiyle çalışamayan veya geliri ihtiyacını karşılamayan kişilere elinde
                 fazlası olanlar yardımda bulunacaklardır. Bu yardımın, nafaka, tasad-
                 duk, zekât, fıtır sadakası, kurban, hediye, kullanmaya verme (iâre), vakıf,
                 sadaka-i câriye, devlet bütçesinden geçimlik maaş gibi birçok çeşidi var-
                 dır. Emeği ile kendine yetmeye çalışmayı birinci, infakı da ikinci kural
                 sayarsak üçüncü temel kural israfın yasak olmasıdır. Zenginler ne kadar
                 servetleri olursa olsun bunu kullanırken (meskende, binekte, yemede
                 içmede, giyinmede, eğlencede...) gösterişten ve israftan sakınacaklar-
                 dır. “Allah’ın insanları servetle de imtihan edeceği bilgisi ve nimetler-
                 den hesaba çekilme sorumluluğu” müminlerde şuur ve duygu olarak
                 yerleşmiş bulunacaktır. Mümin ırmaktan abdest alırken bile suyu yeteri
                 kadar kullanmakla yükümlüdür. Dördüncü kural faizin haram olmasıdır.
                 Nitekim infak ve tasaddukla ilgili bulunan âyetlerden sonra faiz yasağı
                 ile ilgili olanlar gelecektir. Bir sosyo-ekonomik düzen içinde faizcilik ve
                 tefecilik zihniyeti hâkim olduğu müddetçe sosyal adalet ve refahın ger-
                 çekleşmesi mümkün değildir. Bünyesinde faize yer veren sistemlerde
                 görülen refahın asıl faktörlerinin başka olduğuna dikkat etmek gere-
                 kir. İslâm’ın yukarıda anılan temel kuralları hayata geçirildiğinde ise
                 insanları bedbaht, verimsiz, sağlıksız kılan; gelişmelerini ve var ediliş
                 amaçlarını gerçekleştirmelerini engelleyecek boyuttaki yoksulluk orta-
                 dan kalkacak; insanlığın hayatına huzur, sükûn, barış ve nisbî de olsa bir
                 mutluluk gelecektir.
                   Allah’a itaat ve ibadet mahiyetinde olan, İslâm’a ve müslümanlara yar-
                 dım ve fayda getiren her harcama “Allah yolundadır”, Kur’an deyişiyle “fî
                 sebîlillâh”tır. Bunların en faziletlisi de İslâm’a güç kazandırmaya, onu
                 koruyup geliştirmeye, ülkeyi düşmana karşı savunmaya yönelik bulunan
                 cihad için yapılan harcamalardır. Bu mânada harcama (infak) yapanla-
                 rın alacağı karşılık, toprağa ekilen ve bire yedi yüz veren buğday tane-
                 si örneği ile açıklanmıştır. Genellikle iyiliklerin sevabı bire on olduğu
                 halde “Allah yolunda harcama yapma”nın sevabının bire yedi yüz oluşu
                 hem çok önemli bir teşvik unsurudur hem de bu ibadetin diğerlerinden



          420
   413   414   415   416   417   418   419   420   421   422   423