Page 367 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 367

2 / BAKARA SÛRESİ · 226 – 232



           nızca eşlerine değil kendilerine de zulmetmiş olacakları bildirilmiştir.
           Evet kendilerine zulmetmiş olmaktadırlar; çünkü eşler “kendilerinden”
           olan din ve insan kardeşleridir. Geçimsizlik ve nefret içinde yürütülen
           bir evlilik taraflar ve yakınları için dünya cehennemidir. Çarpışan iki
           testiden biri kırılırsa diğeri de içinden çatlar. İnsanlara zarar verenler
           bu dünyada olmazsa ebedî âlemde bunun hesabını vereceklerdir. Ayrıca
           evlilik birliğinden zarar gören, zarar görmesine rağmen kocası tarafından
           boşanmayan kadınların hakemlere ve hâkime başvurarak boşanma hak-
           ları vardır (Nisâ 4/35). Bu durumda kocalar, toplum içinde itibar kaybına
           uğrayacaklardır.
             Nişanlıların, serbestçe görüşebilmek için resmî evlenme akdinden
           önce dinî nikâh yapmaları bazı problemlere sebep olmakta; kızın evlen-
           mekten vazgeçmesi, erkeğin ise buna karşı çıkması veya kıza zarar verme-
           ye yönelmesi durumunda –erkeğe ait bulunan– boşama hakkının kötüye
           kullanılması yoluyla kızlar zarar görmekte, evli de bekâr da olmadıkları
           bir hayata mahkûm edilmektedirler. Bu durumda sırf kıza zarar vermek
           için onları boşamayan erkeklerin Allah’tan korkmaları ve tefsir ettiği-
           miz âyet üzerinde düşünmeleri gerekir. Kızlar ise hakemlere başvurarak
           çözüm elde etme yolunun bulunduğunu bilmelidirler. Resmî geçerliliği
           olmayan bir evlenme akdi, İslâm’ın da nikâha bağladığı hak ve ödevlerin
           gerçekleşmesi ve uygulanması bakımından sakıncalıdır. Hakların zayi ve
           tarafların mağdur olacağını bile bile resmî nikâh yapmadan “imam nikâ-
           hı” ile evlenmek câiz olmaz; haksızlıklara kapı aralayan davranışların
           günah olduğu unutulmamalıdır.
             Kur’an âyetlerini doğru anlayıp onu kullarına lutfeden Allah’ın irade ve
           maksadına uygun bir şekilde uygulamak yerine hilelere ve hüllelere baş-
           vuranlar, naslara uyacak yerde nasları kendi hevâ ve heveslerine uydur-
           maya kalkışanlar “Allah’ın âyetleriyle alay etmiş” olmaktadırlar.
             Burada Allah Teâlâ’nın “kullarına öğüt vermek ve doğru yolu göstermek
           üzere indirdiği kitap”tan maksat Kur’an, “hikmet” ise –müfessirlerin
           de genellikle benimsedikleri gibi– büyük bir ihtimalle sünnettir. Çünkü
           Resûlullah’ın ümmete örnek olan ve Kur’an’ı açıklamaya yönelik bulunan
           sünneti de ya vahiy yoluyla bildirilmiştir ya da Allah tarafından onaylan-
           mıştır (hikmetin anlamları konusunda bk. Bakara 2/269).



                                                                                   369
   362   363   364   365   366   367   368   369   370   371   372