Page 369 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 369
2 / BAKARA SÛRESİ · 233
Meâli
233. Emzirmeyi tamamlamak isteyen için analar çocuklarını tam iki
yıl emzirirler. Onların normal ölçülerde yiyecek ve giyeceklerini sağla-
mak da çocuk kendisi için doğurulanın (babanın) borcudur. Hiçbir kimse
gücünü aşan bir şeyle yükümlü kılınamaz. Ne ana çocuğu yüzünden
zarara uğratılsın ne de çocuk kendisi için doğurulan çocuğundan dola-
yı zarar görsün. Kendisine miras kalan kimseye de benzer yükümlülük
vardır. Ana baba karşılıklı danışarak ve anlaşarak çocuğu sütten kesmek
isterlerse bundan dolayı onlar için bir sakınca yoktur. Çocuklarınızı sü-
tannelere emzirtmek isterseniz münasip olan ücreti verdiğiniz takdirde
sizin için bir günah yoktur. Allah’ın koyduğu kurallara aykırı davran-
maktan sakının ve bilin ki Allah yaptıklarınızın tamamını görmektedir.
Tefsiri
233. Evlenmenin amaçlarının başında gelen çocuk, doğumundan iti-
baren bir müddet emzirilme ihtiyacındadır, onu emzirecek olan birinci
derecede annesidir. Emzirme müddeti konusunda belirleyici bir nas yok-
tur, bu konudaki âyetlerden anlaşılan, anne baba isterlerse çocuğun iki
yıl emzirileceği ve bunun tam bir emzirme müddeti olduğu, istemezlerse,
daha önce sütten kesme konusunda anlaşırlarsa iki yıl tamam olmadan da
bunu yapabilecekleridir.
Emerken annesi boşanmış veya boşandıktan sonra dünyaya gelmiş
bulunan çocuğu yine annesi emzirirse, iddet dolmuş ve evlilik ilişkisi bit-
miş olsa bile onun yiyecek ve giyeceğini, âyette “çocuk kendisi için doğu-
rulan” şeklinde ifade edilen baba temin edecektir (bk. “Talâk”, 65/6).
Boşama olayı yoksa, anne çocuğun babasının nikâhı altında bulunuyorsa
bu takdirde çocuğu emzirdiği için değil, eş (zevce) olduğu için onun tam
nafakası (bütün temel ihtiyaçları) koca tarafından sağlanacaktır.
Baba yerine “çocuk kendisi için doğurulan” ifadesinin kullanılması,
çocuğun soy kütüğünün baba tarafına ait olacağını –günümüzdeki deyişle
çocuğun, babasının soyadını alacağını– göstermektedir. Geleneğimizde
hanımlar yeri geldiğinde kocalarına hitaben “Sana nur topu gibi çocuk
verdim” diyerek şuurlara yerleşmiş bulunan bu anlayışı ve kuralı dile
getirmektedirler.
371

