Page 371 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 371

2 / BAKARA SÛRESİ · 234 – 235









                     235


                    Meâli
                    234.  İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına
                    (evlenmeksizin) dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerinin sonuna
                    geldiklerinde kendi haklarında, normal ölçülerde yapıp ettiklerinden
                    size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
                    235. Bu kadınlarla evlenme isteğinizi üstü kapalı bildirmenizde veya
                    içinizde saklamanızda bir sakınca yoktur. Allah bu kadarını onlara
                    söyleyeceğinizi bilmektedir. Fakat meşrû söz söylemeniz dışında on-
                    larla gizli sözleşme yapmayın. Bekleme emri süresine ulaşmadıkça
                    evlenme akdi yapmaya kalkışmayın. Bilin ki Allah içinizde olanları bil-
                    mektedir. O’ndan sakının ve bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, halîmdir.


           Tefsiri
           234-235. Câhiliye döneminde kocası ölen kadınlar mağaramsı bir yere
           kapanır, kimseyle temas etmez, yıkanmaz, saçlarını taramaz, tırnaklarını
           kesmezdi. Hz. Peygamber bu şekilde yas tutmayı yasakladı; akraba için
           üç gün, koca için ise karısına mahsus olmak üzere dört ay on gün bir nevi
           yas tutmayı meşrû kıldı. Yas tutan kadın renkli elbiseler giymez, makyaj
           yapmaz ve güzel koku sürünmez (Buhârî, “Cenâiz”, 31).
             Kocası vefat eden kadın hâmile ise çocuğunu doğuruncaya kadar (Talâk,
           65/4), hâmile değilse dört ay on gün geçinceye kadar bekler, vefat iddeti
           denilen bu süre içinde yukarıda zikredilen ölçüde yas tutar, evlenmez ve
           kendine açıktan evlenme teklifi yapılamaz, onunla evlenmek isteyenler bu
           niyetlerini ancak üstü kapalı ifadelerle (ta‘riz yoluyla) hissettirirler. İddet
           esnasında kadın, aksine bir zarûret bulunmadıkça kocasıyla paylaştıkları
           evinde kalır. “İşi için gündüzleri, farz olan hac ibadeti için de hac günlerin-
           de çıkması câizdir” diyen müctehidler vardır (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, I,
           209 vd.); ancak müctehidlerin çoğunluğu bunları da câiz görmemişlerdir.



                                                                                   373
   366   367   368   369   370   371   372   373   374   375   376