Page 358 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 358

2 / BAKARA SÛRESİ · 226 – 232



                         İkinci koca da onu boşarsa, birinci kocası ile bu kadının, Allah’ın ku-
                         rallarına riayet edecekleri kanaatine varırlarsa, tekrar evlilik hayatına
                         dönmelerinde bir sakınca yoktur. Bunlar Allah’ın kurallarıdır, bilmek is-
                         teyenler için onları açıklamaktadır. 231. Kadınları boşadığınızda, on-
                         lar da bekleme sürelerini doldurduklarında ya onlarla yeniden evlenip
                         iyilikle tutun ya da iyilikle serbest bırakın. Onları zarar vererek hakla-
                         rını çiğnemek için nikâh altında tutmayın. Bunu yapan bilsin ki kendine
                         haksızlık etmiştir. Allah’ın âyetlerini sakın alaya almayın. Allah’ın size
                         bahşettiği nimetleri, kitaptan ve hikmetten size öğüt vermek üzere gön-
                         derdiklerini dilinizden düşürmeyin. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah
                         her şeyi bilmektedir. 232. Kadınları boşadığınızda, onlar da bekleme
                         sürelerini tamamladıklarında, aralarında mâkul ve meşrû ölçülerde rı-
                         zalaştıkları takdirde boşayan kocalarıyla yeniden evlenmelerine engel
                         olmayın. Bu söylenenler, içinizden Allah’a ve âhiret gününe iman eden-
                         lere verilen öğüttür. Bunlar sizin için en iyi iç ve dış temizliği sağlayan
                         öğütlerdir. Tam mânasıyla bilen Allah’tır, siz ise bilmezsiniz.



                 Tefsiri
                 226-227. Bu âyetlerde hükmü açıklanan “îlâ”nın hem yeminle hem de
                 boşamayla ilgisi vardır. Bu sebeple olmalıdır ki yeminle boşamanın
                 hükümlerini getiren âyetlerin arasına bir geçiş ifadesi gibi yerleştiril-
                 miştir.
                   “Bir erkeğin eşiyle bir süre cinsel ilişkide bulunmamak üzere yemin
                 etmesi”ne îlâ denir. İslâm’dan önce îlâ, kadınları baskı altında tutmak,
                 zulmetmek ve onlardan haksız menfaatler sağlamak üzere yaygın olarak
                 uygulanırdı. Az da olsa eşlerini eğitmek, bazı kötü davranışlarını düzelt-
                 mek üzere îlâ yapanlar da bulunurdu. Kötü maksatla bu yemin âdetinden
                 yararlananlar eşlerini yıllarca nikâh altında tuttukları halde onlarla yat-
                 mazlar, cinsel ilişkide bulunmazlardı. Kadınların bu tutsaklıktan kendi
                 istekleriyle kurtulma imkânları yoktu. İslâm kadına zarar verme kastıyla
                 yapılan îlâyı yasakladı, iyi niyete dayanan îlâyı ise dört ayla sınırladı. Dört
                 ay içinde normal aile ilişkilerine dönüldüğü takdirde evlilik hayatı devam
                 eder. Kefâretin gerekli olup olmaması hükmü ise ictihad ihtilâfına konu



          360
   353   354   355   356   357   358   359   360   361   362   363