Page 355 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 355
2 / BAKARA SÛRESİ · 226 – 232
dur ya da alışkanlık icabı bu söz ağzından çıkıyordur. Tefsircilerin çoğu-
na göre ikincisi, âyette “lağv” kelimesiyle ifade edilen ve bizim “kasıtsız
“ diye tercüme ettiğimiz yemindir. Böyle yeminlerde sorumluluk yok-
tur; yani günahı kefâretle telâfi etme mecburiyeti yoktur. Bunun dışın-
da üç çeşit daha yemin vardır: a) Yalan yere yemin (gamûs); b) Bir fiil
veya tasarrufu bir başka şeyin (şartın) gerçekleşmesine bağlayan (ta‘lik)
yemin; c) Bir haber, bilgi veya vaad doğru olmadığı halde öyle zannedi-
lerek yapılan yemin. Bu âyette “kalbin yöneldiği, azmettiği” diye ifade
edilen, bir başka âyette ise “...Fakat bilerek ettiğiniz yeminlerden dola-
yı sizi sorumlu tutar” (Mâide 5/89) şeklinde açıklanan yeminler aynıdır
ve bu üç yemin çeşidini içine almaktadır. Bu yeminlerin sorumluluğu,
Mâide âyetinde bildirilen kefârettir. Hanefîler’e göre ise sorumluluğu
bulunmayan (lağv) yemin, yalan ve asılsız olduğu bilinmeyen –böyle bir
kasıt bulunmadan– bir konu üzerine yapılan yemindir. Bu yemine hem
dil alışkanlığı yüzünden ağızdan çıkan yeminler, hem de doğru zanne-
dildiği için yapılan yeminler girmektedir, bunların günah veya kefâret
şeklinde bir sorumluluğu yoktur. Geriye iki yemin kalır: 1. Bilerek yalan
yere yemin etmek. Bu büyük günahtır ve kefâretle telâfi edilemez; tefsir
etmekte olduğumuz âyette geçen “kasıtlı yemin” budur. 2. Bir şarta bağ-
lı fiillerle ve tasarruflarla ilgili yeminler. Bunların da bozulması, yerine
getirilmemesi halinde sorumluluğu kefârettir ve Mâide âyetindeki “bağ-
ladığınız yeminler”den maksat yalan yere yemin değil işte bu yemindir.
226 – 232
226
227
357

