Page 344 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 344
2 / BAKARA SÛRESİ · 219 - 220
da zararının daha fazla olduğuna dikkat çekti, bu yüzden –nihaî yasakla-
ma gelmeden– içkiyi bırakanlar oldu. Kesin yasaklamada ise “şeytanın,
insanların arasına düşmanlık ve kin sokmak, onları Allah’ı anmaktan ve
namazdan alıkoymak için içki ve kumarı araç olarak kullandığı” gerçeği-
ne dikkat çekildi (Mâide 5/91). Allah Teâlâ kullarına, gerekçe gösterme-
den de bazı şeyleri farz ve bazı şeyleri de haram kılabilir. O, yaptıkların-
dan hesap verme ve sorgulanma durumunda değildir, sorumlu olanlar
kullardır. Buna rağmen O’nun, emir ve yasaklarının hikmet ve gerekçe-
sini açıklaması, kulların neyi niçin yaptıklarının şuurunda olmalarını ve
açık hükmün bulunmadığı yerlerde Allah’ın iradesini hayata yansıtırken
yanılmamalarını sağlamak için olsa gerektir.
İçkinin tarihten günümüze bilinen ve zaman içinde keşfedilen başlıca
zararları şöyle sıralanabilir: Giderek alışkanlık yapması, akıl ve iradenin
doğru kullanılmasını engellemesi, düşmanlık ve kinin oluşmasına sebep
olan tartışmalara ve kavgalara, sarhoşun alay konusu olmasına sebebi-
yet vermesi; insanların Allah’ı düşünmesini, O’nun şuurunda olmanın
verdiği huzur ve edebi yaşamasını, zamanını kendisi ve diğerleri için en
faydalı bir şekilde değerlendirmesini önlemesi, kullanımı ve ikramı için
sarfedilen malın ve paranın boşa gitmesi (israf), insan sağlığına ve sağ-
lıklı nesillerin oluşmasına zarar vermesi...
İçkinin fayda hânesine de şunları yazmak mümkündür: Ticarî ve eko-
nomik getirilerinin bulunması ve kullanana geçici zevk vermesi.
İslâm içkinin az faydasına karşı çok zararını ve onun vereceği faydanın
başka şeylerle de elde edilebileceğini göz önüne alarak sarhoşluk veren
içkileri ve aynı etkiyi fazlasıyla hâsıl eden uyuşturucu vb. nesneleri kul-
lanmayı haram kılmış, yasaklamıştır.
İçki yasağı geldiğinde Medine’de kullanılan içki daha çok hurma suyun-
dan yapılırdı. Üzüm suyundan yapılan şarap ise Yemen, Tâif ve Suriye’den
getirtilirdi. Medineliler bu iki içki dışında kuru hurma ve kuru üzümün
üzerine sıcak su döküp bekleterek elde ettikleri şerbetle bal, mısır ve
arpadan elde ettikleri içkileri de kullanırlardı. Bütün bu içkilerin sarhoş-
luk veren çeşitleri Arapça’da hamr kelimesiyle ifade edilmekte, ayrıca her
birine mahsus isimler bulunmaktadır. Bazı lugatçılara göre ise “hamr”
özellikle pişmemiş üzüm suyundan yapılan şarabın adıdır. “Hamr”ın
346

