Page 339 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 339

2 / BAKARA SÛRESİ · 216 – 218



           ları da –bazan şiddetle, ısrarla ve iptilâ halinde– isteyebilmekte, engel-
           lenmeye karşı direnebilmektedir. Hikmetten yeterince nasip almamış ve
           olgunlaşmamış nefis, bu durumda iken kendine ağır gelen yükümlülük-
           lerle eğitilmeli, aklın, hikmetin ve ahlâkın eksenine çekilmelidir.

           217.  Araplar gelenek icabı haram aylarda (receb, zilkade, zilhicce ve
           muharrem) ateşkes ilân edip fiilî savaşa son verirlerdi. Hz. Peygamber
           hicretin 2. yılının Cemâziyelâhir ayının son günlerinde, Abdullah b. Cahş
           kumandasında sekiz kişilik bir askerî birliği, Mekkeli müşriklere ait bir
           kervan üzerine sevketmişti. Kervanın başında Amr b. Hadramî bulunu-
           yordu, birlik kervana hücum edip kervan başını öldürdü, iki kişiyi esir
           aldı ve ganimetlerle beraber Medine’ye döndü. Birliğin hareketi haram
           aylardan olan recebin birinci gününe tesadüf ettiği halde onlar henüz,
           önceki ayın son gününde olduklarını zannediyorlardı. Durum Kureyş’e
           intikal edince, “Haram aylarında savaş olur mu?” diyerek Hz. Peygamber
           ve müslümanlar aleyhinde propaganda yapmaya başladılar. Bazı tefsir-
           ciler âyetin geliş sebebi olarak bu vak‘ayı göstermişlerdir. Bu yorumun
           kabul edilmesi halinde âyetin, bir önceki âyetten çok önce gelmiş, fakat
           sıralamada sona konmuş olduğunu da kabul etmek gerekecektir. Daha
           mâkul bir yorum ve nüzûl gerekçesi Hudeybiye hareketi ve onu takip eden
           yılda Mekke’nin fethidir. Bu iki olay da haram aylarda vuku bulmuş ve
           zihinlere takılıp dile getirilen “Haram aylarda savaş olur mu?” sorusuna
           cevap verilmiştir. Çünkü âyetin ifadesiyle “Allah’ın yolundan menetmek
           ve O’nu inkâr etmek, Mescid-i Harâm’dan engellemek, halkını oradan
           çıkarıp sürmek Allah katında daha büyük günahtır.”
             Önce müslüman olup sonra İslâm’ı inkâr ederek başka bir dine geçen
           veya dinsizliği seçen kimselere mürted denilmektedir. Hak dine aykı-
           rı olan inancının belirgin özelliği şirk; yani “Allah’a ortak koşmak, O’na
           mahsus olan sıfat ve fiillere başkalarını da ortak etmek” olan kimselere
           müşrik denir. İçi kâfir dışı müslüman olanlar münafıklardır. Kâfir teri-
           mi ise bu üç terimden daha geniş bir anlam ihtiva etmekte olup hak dine
           aykırı olan ve kişiyi hak dinin dışına çıkaran bütün inançların sahiplerini
           ifade etmektedir.
             Birçok âyete göre kâfirlerin (müşrik, münafık, mürted) bu inançları,
           dünyada yaptıkları iyi işlerin dinî sonuçlarını iptal etmekte, onlardan



                                                                                   341
   334   335   336   337   338   339   340   341   342   343   344