Page 340 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 340

2 / BAKARA SÛRESİ · 216 – 218



                 –sevap, ecir, âhiret azığı ve sermayesi olarak– fayda görmelerini engel-
                 lemektedir (Mâide 5/5; En‘âm 6/88; Tevbe 9/17, 69). Kâfirler dünya
                 hayatında “kardeşlik, velâyet (birbirinin velileri olmak), vârislik, gani-
                 met payı, evlenmenin câiz olması” gibi müslümanlara mahsus bulunan
                 haklardan ve ilişkilerden mahrum kaldıkları gibi âhirette de cehenneme
                 girmekte ve orada devamlı kalmaktadırlar.
                   Hak dinden dönen kimse yeniden İslâm’a gelirse, ilk İslâmî hayatında
                 yaptığı sevaplarla ibadetler defterine yazılır, yeniden değer kazanır mı,
                 yoksa araya giren inkâr sebebiyle defterden silinmiş olduğu için boşa mı
                 gitmiş olur? Tefsir ettiğimiz âyete göre mürted bu hali üzere ölürse ameli
                 boşa gitmektedir, inkârından cayar ve yeniden İslâm’a dönerse amelleri
                 boşa gitmeyecektir. Konuyla ilgili başka âyetlerde ise “hak dinden dön-
                 menin amelleri boşa gidermesi”, bu hal üzere ölme şartına bağlanmamış-
                 tır (Mâide 5/5; En‘âm 6/88; Zümer 39/65). Bu âyetleri bir arada değer-
                 lendiren ve farklı yorumlayan müctehid ve tefsirciler farklı sonuçlara
                 ulaşmışlardır. Ebû Hanîfe ve İmam Mâlik’e göre hak dinden dönen kim-
                 senin amelleri boşa gider, daha önceden adak adamış ise yerine getirmesi
                 gerekmez, haccetmiş ise yeniden hacca gitmesi gerekir... Bu âyetteki şartı
                 ve kaydı dikkate alarak diğer âyetleri de buna göre anlayan İmam Şâfiî’ye
                 göre mürted hak dine yeniden dönünce amelleri de onunla beraber döner
                 ve boşa gitmez.
                   “İçinizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse...” cümlesinde
                 geçen ve iki şeyin birbiri peşine, biri diğerinden hemen sonra olduğu-
                 nu bildiren “fâ” harfinden yola çıkan bazı müfessir ve fakihler, mürte-
                 din ceza olarak öldürüleceğine bu âyeti delil göstermiş; âyeti “Bir kimse
                 dininden döner dönmez ölmez, kendi haline bırakılsa yıllarca yaşayabilir;
                 ‘döner de arkasından ölürse’ demek ‘ceza olarak öldürülürse’ demektir”
                 şeklinde anlamışlardır (İbn Âşûr, I, 335). Halbuki ileride açıklayacağımız
                 “Dinde zorlama yoktur” (Bakara 2/256) meâlindeki âyet, insanların dine
                 girmek için de girdiği dinde kalmak için de zorlanamayacaklarını açık ve
                 kesin olarak ifade etmektedir. Mürtedi ceza olarak öldürmek onu din-
                 de kalmaya zorlamaktır. Zorla da müslüman olunamayacağına göre onun,
                 münafık olarak yaşamasını teşvik etmektir. Hem münafıklığı yeren hem
                 de dinde zorlamanın câiz olmadığını bildiren âyetler bu anlayışa manidir.
                 Âyette geçen ve birbiri peşine oluş bildiren “fâ” harfini, “dinden dönme



          342
   335   336   337   338   339   340   341   342   343   344   345