Page 345 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 345
2 / BAKARA SÛRESİ · 219 - 220
lugat mânasındaki bu görüş farkı fıkha da yansımış; bazı fıkıhçılar dar
mânada “Hamrın yani ateşte kaynatılmamış üzümden yapılan şarabın,
azı da çoğu da haramdır; diğer sarhoşluk veren içkilerin ise ancak sarhoş
eden miktarları haramdır” demişlerdir. Ancak bu konunun ilim çevrele-
rinde dikkatli bir değerlendirmeye alınmasıyla bu ictihad ihtilâfı zaman
içinde ortadan kalkmış, muteber İslâm fıkıh mezheplerinin tamamı
“Sarhoşluk veren nesnelerin azı da çoğu da haramdır, içilemez, vücuda
alınamaz” hükmünde birleşmişlerdir. Nitekim şu hadisler de aynı hük-
mü desteklemektedir:
“Çoğu sarhoş eden nesnenin azı da haramdır” (Ebû Dâvûd, “Eşribe”,
5; Tirmizî, “Eşribe”, 3). “Hamr üzüm suyundan, kuru üzüm, kuru hurma,
buğday, arpa ve mısırdan olur; hamr, aklı örten, sarhoş eden nesnedir...”
(Ebû Dâvûd, “Eşribe”, 1). “Sarhoş eden her şey hamrdır ve sarhoş eden
her şey haramdır” (Müslim, “Eşribe”, 73-75; Tirmizî, “Eşribe”, 1-2).
“Meysir” kelimesiyle ifade edilen şans oyunu, Arabistan’da öteden beri
bilinen ve oynanan bir kumar şekli idi. Hem eğlence olduğu hem de içki
yanında meze olarak kullanılacak et teminine araç kılındığı için Kur’an’da
içki ile birlikte zikredilmiştir. Meysir şöyle oynanırdı: Veresiye bir deve
satın alınır, yirmi sekiz parçaya bölünürdü. On adet küçük okun yedisine
hisseler yazılır, üçü de boş bırakılarak ağzı dar bir torbanın içine yerleş-
tirilirdi. Oyuna katılanlar okları birer birer çekerler, dolu çıkanlar hisse-
lerini alırlar, boş çıkanlar ise devenin parasını öderlerdi. Deve kesimine
ve kumar oyununa hizmet edenlerle ziyafetten yararlanmak üzere kumar
meclisine gelenler de devenin etinden istifade ederlerdi.
Kumar da eğlenme, yeme ve içme gibi bazı maddî faydalar
sağlamakla beraber bunlarla ölçülemeyecek büyüklükte zarar ve günah
getirmektedir: Kumar insanları tembelliğe, çalışmadan kazanıp yeme
alışkanlığına sevketmek, kaybedenlerin kazananlara karşı düşmanlık ve
kin duymalarına sebep olmak, içki gibi Allah’ı anmaktan ve namazdan
alıkoymak, vaktin faydasız, hatta zarar getirecek şekilde zayi edilmesi,
kazanma hırsı ve ümidiyle servetlerin kaybedilmesi, ev ve ocakların
dağılması, hayatın istikrarının bozulması gibi zararlar ihtiva etmektedir.
347

