Page 346 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 346

2 / BAKARA SÛRESİ · 219 - 220



                   Fıkıhçılar ve tefsirciler şekil bakımından farklı da olsa aynı sonucu
                 doğuran ve aynı zararları hâsıl eden oyunların tamamını kumar saymış ve
                 haram olduğunu ifade etmişlerdir.
                   İçki ve kumarın zararından bahsedilip yasaklamaya doğru ilk adımlar
                 atılınca bunları aynı zamanda yoksullara yardım (infak) için vasıta kılan
                 kimseler neyi infak edeceklerini sordular. Allah Teâlâ “Affı infak edin”,
                 yani “İhtiyaçtan artan miktarı veya bu miktardan uygun bir kısmı yoksul-
                 lara, muhtaçlara verin” buyurdu. İnsanların kendilerinin veya yakınla-
                 rının muhtaç olduğu mallarını başkalarına vermeleri zor olduğu için bu
                 teklif edilmedi. Aksine insanların yakınlarına infakta öncelik tanıması
                 birçok âyet ve hadiste emredildi, imkânı olanların bir kısım yakınlarına
                 nafaka sağlaması da ona hukukî ve ahlâkî olarak borç kılındı. Bu ihtiyaç-
                 lar karşılandıktan sonra mal artarsa sahipleri bunu ne yapacaklar? İşte
                 âyetin ifadesi, amacı ve bu konudaki diğer deliller dikkate alınarak bu
                 sorunun da cevabı iki şekilde verilmiştir: Sahâbeden Ebû Zer el-Gıfârî’ye
                 göre ihtiyaçtan artan malın saklanması, işletilip üzerinden kazanç sağ-
                 lanması câiz değildir; muhtaçlar bulunduğu müddetçe ihtiyaç fazlası mal
                 onlara verilecektir. İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre ise farz
                 olan servet aktarımı nafaka ve zekâtla sınırlıdır. Bunun dışında kalan
                 infaklar nâfile ibadet hükmündedir; yapana ecir kazandırır, yapmaya-
                 nı günaha sokmaz. İlgili âyet ve hadislerden, İslâm’ın getirdiği kardeşlik
                 ve yardımlaşma kavramlarından bizde hâsıl olan kanaat ve anlayışa göre
                 toplum içinde temel ihtiyaçlarını temin edememiş insanlar bulundu-
                 ğu müddetçe bu ihtiyaçları gidermeyen kimseler ihtiyaç fazlası malları
                 sebebiyle sorumlu olacaklardır (ayrıca bk. Zâriyât 51/19).
                   Yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine yardımın yalnızca kumara ve şans
                 oyunlarına veya zenginlerin zekâtına bırakılmayıp daha geniş bir tabana
                 yayılması, şahsî ve ailevî ihtiyaçlarından artan malı, yiyecek ve giyeceği
                 olan kimselerin bunları yoksullara vermelerinin teşvik edilmesi sosyal
                 adaletin sağlanması bakımından çok önemli ve ileri bir adımdır. Bu geniş
                 infak kaynağı kullanıldığı takdirde toplumda temel ihtiyaçlarını sağlaya-
                 mamış kimselerin kalması oldukça güçleşecek ve nâdirleşecektir.

                 220. Câhiliye döneminde yetimlerin, hem kendileri hem de malları
                 yeterince korunmadığı, ellerine düştükleri kimseler tarafından insafsız-



          348
   341   342   343   344   345   346   347   348   349   350   351