Page 565 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 565
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 45 – 51
aksine bir kız doğurur, “Ben onun adını Meryem koydum ve işte ben onu
ve soyunu kovulmuş şeytana karşı sana ısmarlıyorum” diyerek mâbede
emanet eder. Hz. Zekeriyyâ Meryem’in bakımını üstlenir ve Meryem,
mâbedin doğu tarafında bir odaya (mihrap) yerleştirilir. Hz. Meryem
orada Allah tarafından rızıklandırılır; iffetli, her çeşit kötülükten uzak
olarak büyür, herkesin imrendiği erdemli bir şahsiyete ulaşır. Meryem
sûresinde yer alan ve bu âyetlerde (45 vd.) belirtilenle paralellik taşıyan
açıklamalara göre Cebrâil, Meryem’e insan şeklinde görünür. Meryem
irkilir ve ondan Allah’a sığınır. Cebrâil Allah tarafından görevlendirilmiş
elçi olduğunu bildirerek Meryem’e bir erkek çocuk doğuracağı müjde-
sini verir. Meryem, iffetli bir insan olduğu ve kendisine erkek eli değ-
mediği halde nasıl çocuğunun olacağını sorunca da Cebrâil, bunun Allah
için kolay olduğunu söyler. Daha sonra Allah ruhundan üfler ve Meryem
hâmile kalır (ayrıca bk. Enbiyâ 21/91; Tahrîm 66/12). 47. âyette bu nokta-
nın izahı için şöyle buyurulmuştur: “İşte öyle, Allah dilediğini yaratır, bir
işin olmasını istedi mi ona sadece ‘ol!’ der, o da oluverir.” Ayrıca Kur’an,
Hz. Meryem’in doğum sancısından, çevresinden gördüğü tepkiden ve Hz.
Îsâ’nın beşikte iken konuşmasından söz eder (Meryem 19/16-34).
İnciller’de verilen bilgilere göre (Matta, 1/18-25; Luka, 1/26-38) Cebrâil
melek, Yûsuf ile nişanlı olan ve Nâsıra şehrinde oturan Meryem’in yanı-
na gelerek “Selâm, ey nimete eren kız, rab seninledir” diye selâm verir.
Meryem bu sözlerden şaşırır. Melek ona korkmamasını söyler, Allah
önünde inâyet bulduğunu, bir oğlan doğuracağını, adını Îsâ koyacağını,
onun büyük olacağını, ona “yüce Allah’ın oğlu” denileceğini, rab Allah’ın
ona babası Dâvûd’un tahtını vereceğini, Ya‘kub’un evi üzerinde ebedi-
yen saltanat süreceğini ve onun melekûtuna hiç son olmayacağını bil-
dirir. Meryem’in “Bu nasıl olacak? Çünkü ben er bilmem” şeklindeki
şaşkınlık içeren sorusuna ise “Rûhulkudüs senin üzerine gelecek, Yüce
olanın kudreti üstüne gölge salacak; bunun için de doğacak olan mukad-
dese Allah’ın oğlu denecektir” diye cevap verir ve Allah’tan olan bir
sözün hükümsüz kalmayacağını belirtir. Meryem Rûhulkudüs’ten gebe
kalır. Aralarında ilişki olmadan nişanlısının gebe kalması üzerine sâlih
bir adam olan Yûsuf, Meryem’i âleme rüsvâ etmemek için gizlice ondan
ayrılmayı düşünür, fakat bu sırada rabbin meleği rüyada Yûsuf’a görü-
nerek, “Sen Dâvûd oğlu Yûsuf, Meryem’i kendine karı olarak almaktan
567

